PAGEV BAŞKANI EROĞLU; ÜRETİCİYE YÜZDE 100’Ü GEÇEN ARTIŞ BELİMİZİ BÜKÜYOR

Elektrik zamlarıyla sanayide sürdürülebilir üretim çok zor

İki ay önceki yüzde 14,98’lik elektrik zammının şokunu üzerinden atamayan sanayiciler, EPDK’dan açıklanan ikinci zam haberiyle sarsıldılar. Yüzde 14,90 olarak açıklanan yeni elektrik zammının özelde plastik sektörü genelde tüm sanayi için olumsuz etki edeceğini söyleyen PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu; “Türkiye’de kaynak sıkıntısından çok öncelik sorunu olduğunu düşünüyoruz. Önceliğin mutlaka üretim yaparak ülke ekonomisine katkı sağlayan sanayicilere verilmesi gerekiyor. Söz konusu zamlarla sürdürülebilir bir üretimden söz etmek çok zor” dedi.

Türkiye elektrik enerjisi tüketimi 2017 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5,6 artışla 294,9 milyar kWh, elektrik üretimi ise bir önceki yıla göre yüzde 7,7 oranındaki artışla 295,5 milyar kWh’e ulaştı. İmalat sanayi 91,8 milyar kWh elektrik tüketimiyle en çok elektrik tüketen sektör oldu. Plastik sanayinin elektrik tüketiminin 15 milyar kWh seviyelerinde olduğu tahmin ediliyor. Bu da Türkiye’deki imalat sanayinin toplam elektrik tüketiminin yüzde 16,7’sinin plastik sanayinin üretimi için kullanıldığını gösteriyor.

Veriler Türkiye toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 5’inin plastik üretimi için harcandığını gösterirken ülke ekonomisine en çok katkı sağlayan sektörlerden plastik sanayi yüksek enerji maliyetleri karşısında zorlanıyor.

Dünyanın en büyük altıncı, Avrupa’nın ise en büyük ikinci plastik üreticisi konumunda bulunan Türkiye’nin yıllık plastik mamul üretimi 10 milyon tona ulaşmış durumda. Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı hedeflediği göz önüne alındığında plastik sanayi, şimdiden bu hedefin üzerine çıkmış durumda. Ülke ekonomisine 37 milyar dolarlık katkı yapan sektör, doğrudan ve dolaylı toplam 12 milyar dolarlık ihracata imza atıyor. Sektörde hizmet veren irili ufaklı 14 bin firma 250 bin kişiyi istihdam ediyor.

Plastik sanayi tüm zorluklara rağmen büyümesini sürdürürken artan enerji maliyetleri sektörün en büyük sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Örneğin; sanayi tarifesinden kullanan bir tesiste son bir yıllık elektrik fiyat artışı %100 seviyelerini geçmiş durumda.

Üretim ve ürün tipine göre değişmekle birlikte plastik sektörünün toplam maliyetleri içerisinde yüzde 3 ila 25 (en yüksek izolasyon malzemesi üretiminde) arasında payı olan enerji maliyetlerindeki bu artış gittikçe zorlaşan piyasa ve rekabet koşullarında sektörün rekabet gücünü olumsuz etkiliyor.

Hali hazırda iyice zorlaşan finansman koşullarında peşin ödenen elektrik faturaları sanayici için ağır bir yüke dönüşüyor. Bu şartlar altında ürün maliyetlerine yansıtılacak enerji artışlarının iç piyasada enflasyonu arttıracağı, uzun vadede ise talebi düşürme riski taşıdığı öngörülüyor. İhracat ayağında ise enerji bir avantaj olmaktan çıkıp rekabeti zorlaştırır bir konuma gelme riski taşıyor. Uzun vadede sanayi elektriğinin rekabetçi olması ise sanayinin büyümesine ve daha çok istihdama sebep olacağından refahı da arttıracaktır.

Elektrik zamları sanayiye olumsuz yansıyor…

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK), bugün itibarıyla elektriğe yüzde 14,9 zam yapılacağını bildirmesinin ardından bir açıklama yapan Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi; “Enerji verimliliğine odaklanan Türk plastik sektörü, enerji verimliliği yüksek soğutucular, kompresörler, full elektrikli makinalara yönelmiş durumda. Bu tür yatırımların artması için ekonomi yönetiminin var olan destekleri arttırıp etkinleştirmesi büyük önem taşıyor. Ayrıca özellikle hane halkı için daha düşük uygulanan ancak sanayiye daha yüksek uygulanan artışlar ve sanayi elektriğinin avantajının ortadan kaldırılması sanayi yatırımlarına olumsuz yansıyor. Bu noktada uzun vadeli kalkınmaya ve üretime destek için istihdam ve büyüme motoru sanayinin enerji ihtiyacı rekabetçi koşullarda çözülmelidir. Türkiye kaynak zengini bir ülkedir. Yeter ki stratejik önceliklerimizi doğru yapıp beşeri ve maddi kaynaklarımızı verimli kullanalım. Bu noktada sorunun bir öncelik sorunu olduğu açıktır. Biz kaynaklarımızı istihdam ve refahın ana kaynağı üretime yönlendirmede onun rekabetçiliğini arttırma yönünde kullanmakta öncelik vermeliyiz. Üretimin ve ihracatın önünü açmak ana öncelik olursa, üretim ve özellikle de üretici/ihracatçı firmaların rekabetçiliğini koruyacak formüller üretebiliriz.”

Tüketimi değil üretimi desteklemek lazım!

Türkiye’nin çalışan üreten insanlarına refah sağlayan bir ülke olmasını istediklerini belirten Yavuz Eroğlu; “Bu doğrultuda atılan tüm adımlarda önceliğin üreticinin işini kolaylaştıracak şekilde yapılmasını bekliyoruz. Birçok sektörde tüketiciye yönelik KDV indirimleri, ÖTV indirimleri özel kampanyalar yapılıyor. Bunlar kısa vadede piyasayı canlandırsa da esas kalıcı büyüme ve refah üretimi artırarak sağlanabilir. Bunun yolu da öncelikli olarak tüketimi değil üretimi desteklemekten geçiyor.”

Elektrik Zammının Basında Yansımaları

 

 

 

 

Etiketler

Sayfa başına dön